MAKFED ve Üye Dernekleri Endüstri 4.0 Paneli yapıldı.

“Endüstri 4.0 Uygulamaları Zirvesi ve Sergisi” kapsamında, 17 Ekim 2018 günü MAKFED ve Üye Dernekleri Endüstri 4.0 Paneli İstanbul’da gerçekleştirildi.

MAKFED Genel Sekreteri Zühtü BAKIR yönetimindeki panelde, AİMSAD Serkan NECİPOĞLU, AKDER Emrah KÜÇÜKÖZ, AMD Cem BÜYÜKCINGIL, PAGDER Burç ANGAN ve TARMAKBİR Selami İLERİ tarafından temsil edildi.
Panel, makine imalat sanayinin Endüstri 4.0 olgusunu pratikteki değerlendirmesi yönünde gelişti. Bununla birlikte uygulamanın makine ve ekipmanları üzerine teşkil edildiği Tarım 4.0 kavramı da ilgi çekti.

Endüstri 4.0 üzerine MAKFED değerlendirmesi aşağıda yer almaktadır.

Endüstri 4.0 kavramını daha önce yaşanan endüstriyel devrimleri ve bunları tetikleyen temel teknolojileri ele alarak değerlendirmemiz gerekiyor. Endüstri 4.0’ın tarihsel gelişimine baktığımızda 18. yüzyılın sonlarında su ve buhar teknolojilerinin üretimde kullanılmaya başlamasının dönüşümün ilk adımları olduğunu görüyoruz. 20. yüzyıla geldiğimizde endüstride elektrikle çalışan ekipmanların kullanılmaya başlanması ve Ford’un T model aracının üretilmesinde kullanılan montaj hatları, standart iş kavramını ortaya çıkardı. Böylelikle sanayide seri üretim doğdu.

1960’lara gelindiğinde elektronik ve otomasyon teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde imalatta PLC sistemleri, otomasyon ve robotların kullanılmasıyla kalite, maliyet ve verimlikte önemli avantajlar yakalandı. Günümüzde gelişmiş ülkelerdeki yaşlanan nüfus, işgücü maliyetinin rekabete etkisi, müşteri beklentilerindeki hızlı değişim, değişen iş gücü profili, verimlilik ihtiyacı, teknolojinin yaşam biçimi haline gelmesi, yeni hizmet alanlarının ve iş modellerinin oluşmasının etkisi sanayide dönüşüm ihtiyacını ortaya çıkardı.

Dünyadaki uygulamalarına baktığımızda Almanya’nın Endüstri 4.0, Amerika’nın Endüstriyel İnternet,Japonya ve Çin gibi ülkelerin ise benzer kavramlarla adlandırdıkları Endüstri 4.0’ın küresel imalatta teknolojik değişimi konu alan yeni bir aşama olarak yorumlayabiliriz. Bu teknolojik değişim, gelişmiş internet, iletişim teknolojileri, gömülü sistemler ve akıllı makinelerin kombinasyonu ile karakterize ediliyor. Bu değişim sürecine Almanya başta olmak üzere ABD, Japonya’da faaliyet gösteren küresel endüstriyel otomasyon firmaları öncülük ediyor. Endüstri 4.0’da yazılım ve iletişim firmaları da etkin konumda bulunuyor. Makineler ise kavramların vücut bulduğu ana unsur olarak gelişimin merkezinde bulunuyor.

AB ülkeleri konuyu Avrupa 2020 Sanayi Rönesansı vizyonu olarak ele alıyor. Bu kapsamda Dijital Ortak Pazar ile AB üyelerine dijital fırsatlar sağlanması, Avrupa’nın dijital ekonomideki dünya lideri konumunun geliştirilmesi, İnovasyon Birliği stratejik yaklaşımı ile iklim değişikliği, enerji verimliliği, gıda güvenliği, sağlık ve yaşlanan nüfus gibi Avrupa toplumunun zorluk yaşadığı alanlarda inovasyonun desteklenmesi hedefleniyor.

Endüstri 4.0’ı kısaca imalat yapısının bütünleşik olarak dijitalleşerek otonom hale gelmesi şeklinde tanımlıyoruz. Siber-fiziksel olarak adlandırılan akıllı üretim sistemlerinde, ağa bağlı makineler akıllı sensörler aracılığıyla büyük miktarda veri topluyor, birbirleriyle iletişim kurabiliyor ve bağımsız olarak karar verebiliyorlar. Burada sadece imalat süreci değil pazar, lojistik ve müşteriyi kapsayan tüm süreçlerin entegrasyonu ve yönetiminden söz ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu çerçevede sektörümüzü ilgilendiren öncelikli faaliyet alanları olarak; robot sektörü başta olmak üzere otomasyon yatırımları, emniyet otomasyonu çözümleri, otomatik depoları ve konveyör otomasyonunu da içeren intralojistik sistemler, üretim yönetim sistemi ve bilgi yönetimi yazılımları, yapay görme ve izleme çözümleri ile enerji verimliliği uygulamaları öne çıkması bekleniyor.

İnsanların önümüzdeki yıllarda geleceğin akıllı yaşam, akıllı üretim ve akıllı hizmetler konseptinde alacağı rol de önemli bir konu. Yakın bir gelecekte insanlar sürekli aynı fiziksel işi yapmak yerine siber-fiziksel çözümlerin yer aldığı bu sürecin gelişim ivmesini sürekli artıracak ve destekleyecek pozisyonlarda görev alacaklar. Bu çerçevede eğitime, gelişime açık ve fiziksel iş gücünün yerine düşünme, tasarlama ve iyileştirme kabiliyetleri tamamen aktif olacak yeni meslek alanları ortaya çıkacak. İstihdam, söz konusu fiziksel ve düşünce yapılarının tasarlanması, geliştirilmesi ve sürdürülebilmesi alanlarında gerçekleşecek. Bu süreci hızlı ve sağlıklı şekilde gerçekleştirmek için esnek iş gücüne, etkili, kararlı stratejilere ve esnek eğitim yapısına sahip olmamız gerekiyor. Bu noktada üniversitelere ve diğer mesleki eğitim kuruluşlarına da çok önemli görevler düşüyor. Ancak elbette öncelikli olarak eğitim sisteminin de ilgili kurum ve kuruluşlar  ile ortak çalışma sağlanarak devlet tarafından en doğru şekilde kurgulanması şart. Tüm sektörlerde, gelişmiş ülkeler ile rekabet edecek seviyeye gelebilmek için sürdürülebilir bir eğitim sistemi stratejisi önem arz ediyor.

Bu süreçte Federasyon olarak amacımız Endüstri 4.0 kavramının sektör, toplum ve karar alıcı çevreler nezdinde doğru algılanması ve etkin şekilde yönetilmesinin sağlanmasıdır. Endüstri 4.0’ı doğru şekilde ele alabilirsek proaktif uygulamalarla küresel ölçekteki rekabet gücümüzü yükseltebiliriz. Bu süreçte küresel teknoloji ve otomasyon firmaları ile iş birlikleri kurarken farklı firmalarımızla da yeni fırsat arayışları içinde olacağız.

Endüstri 4.0kavramı 2010’larda dünyada konuşulmaya başlandığında ülkemizin de gündemine girdi. Firmalarımız konuyu kendi içlerinde değerlendirirken kamu da sürece dâhil oldu. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sanayi 4.0 çalışmalarını tek bir çatı altında toplamak için geçtiğimiz yıl Sanayide Dijital Dönüşüm Platformunu kurdu. Bu platformun amacı, sanayimizin rekabet gücünün artırılması, üretimde verimlilik artışının sağlanması, işgücü niteliğinin iyileştirilmesi, akıllı üretim sistemlerinin hayata geçirilmesi ve değer zincirinin tüm halkalarında teknolojinin sunduğu imkânlardan faydalanılması için gerekli politikalar oluşturulmasıdır. Platform dâhilinde Sanayide Dijital Teknolojiler, İleri Üretim Teknikleri, Açık İnovasyon, Eğitim, Altyapı ve Standardizasyon, Mevzuat ve Patent konularında raporlar hazırlandı. Bizlerin de üye firmalarımızla aktif olarak yer aldığımız bu çalışmalar sonucunda Bakanlığımız tarafından TÜRKİYE’NİN SANAYİ DEVRİMİ – “DİJİTAL TÜRKİYE” YOL HARİTASI dokümanı bir yol haritası olarak ortaya kondu.

Endüstri 4.0 sürecinin ülkemizde başarı ile yürütülmesinin önünde bir engel bulunmuyor. Makine sektörü ihracatının yüzde 50’sini AB’ye, yüzde 16’sını Almanya’ya gerçekleştiren teknolojik olarak son derece gelişmiş imkânlara sahip bir sektör. Doğru mekanizmalar aracılığıyla hızlı hareket edilirse bu süreçten büyük kazanımlarla çıkabiliriz. Bu süreçte devlet desteklerinden de doğru şekilde istifade etmeliyiz.  Firmalarımızın adımlarını küresel rekabet gerçekleri doğrultusunda atmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada tarafların kendilerini doğru konumlandırmaları ve dünyadaki gelişmeleri analiz etmeleri de büyük önem taşıyor. Endüstri 4.0’ı kendi gerçeklerimiz ve küresel rekabetteki yerimiz açısından değerlendirmeliyiz. Makine sektörü olarak da söz konusu süreçlerde kullanılan ve bu süreçlerden etkilenen ürünleri öncelikli olarak tespit edip bu yönde strateji geliştirmemiz gerekiyor. Bu noktada ortaya çıkan yeni ihtiyaçların dünyada küresel bir pazar oluşturduğunun biliciyle hareket ederek rekabetçi ürünler yaratabiliriz.

Türk Makine Sektörüne Genel Bakış   Makine Sektörü Raporları   Projeler   Makaleler
Hedefler, avantajlar, başlıca ürün grupları, ilerleme kaydedilen ülkeler, çarpıcı istatistikler »
 
Makine sektörü ile ilgili yayınlar, makaleler, dernek katalogları ve sunumlar »
 
Makfed tarafından yürütülen projeler ile ilgili bilgilere erişim »
 
Makine sektörü hakkında yayınlanan önemli makaleler »
 
 
MAİB MTG moment_expo
OAİB
OAİB
 
   
 
Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu

Atatürk Bul. No: 193 ASO Kule 7.Kat, Kavaklıdere, Ankara
T: +90 312 426 40 50 • F: +90 312 468 42 91 • info@makfed.org